Yükleniyor...

25 Nisan 1915: Çıkarma Günü



 

Çıkarmaları anlatmaya geçmeden önce belirtmek gerekir ki anlatacağımız bütün bu çıkarma harekâtının tek hedefi vardı: Kilitbahir-Çanakkale hattında bulunan tabyaları karadan düşürmek. Bataryalar susturulduktan sonra donanma rahatça mayınları toplayacak ve açılan güvenli yoldan donanma ve kara ordusu İstanbul üzerine yürüyecekti. Ruslar da hazırladıkları orduyu kuzeyden İstanbul'a sevk edecekler ve İstanbul ele geçirilecekti.

Müttefik ordusu 25 Nisan'da yapacağı çıkarmaları şu şekilde planlamıştı:

Seddülbahir ve civarına yapılacak çıkarma genel çıkarma harekâtının ağırlık merkezini oluşturacak ve buradan çıkan birlikler doğruca Kilitbahir üzerine yürüyerek istihkâmları ele geçirecekti. Bunun için Seddülbahir bölgesinde beş ayrı yere çıkarma yapıldı. Amaç Türk birliklerini şaşırtmak ve kuvvetlerini bir merkezde toplamalarını önlemekti.

Arıburnu bölgesine Avustralya ve Yeni Zelanda (Anzak) birlikleriyle bir çıkarma yapılarak burada hâkim tepeler ele geçirildikten sonra doğuya yönelinip Boğaz'a inilecek ve Eceabat'ın güneyindeki birliklerin kuzeydeki ordu birlikleriyle bağlantısı kesilecekti.

Boğaz'ın Anadolu yakasında bulunan Kumkale'ye yapılan çıkarma Fransız askerlerince icra edilecekti. Bu çıkarmadan maksat, 5. Ordu'ya bağlı olarak Anadolu yakasında bulunan 15. Kolordu'nun Gelibolu'daki asıl çıkarmaya karşı takviye kuvvet göndermesine mani olmak yani bu kuvvetleri orada oyalamaktı.

Saros Körfezi'nde Bolayır sahillerine gönderilen nakliye ve savaş gemileri gün boyunca manevra yapacak, sanki çıkarma yapacakmış gibi davranacak ve burada bulunan iki Türk tümenini oyalayacaktı.

Yine aynı şekilde Anadolu sahilinde Beşige Körfezi'nde de bunu benzer bir gösteriş çıkarması yapılacaktı.

Kumkale Çıkarması

Çanakkale Boğazı girişinin Anadolu yakasında, Seddülbahir'in tam karşısında yer alan Kumkale'ye, 25 Nisan 1915 sabahı Fransız savaş gemilerinin himayesinde yine Fransız birlikleri tarafından çıkarma yapılmıştı.

Kumkale çıkarması esas çıkarmalardan biri olmayıp taktik çıkarma hareketiydi. Bu çıkarmadan hedeflenen, ana çıkarma ve harekât alanı olan Seddülbahir mıntıkasına, Kumkale ve civarında bulunan 15. Kolordu'ya mensup iki tümenlik kuvvetin takviye olarak gönderilmesini engellemekti. Karaya çıkan Fransız birlikleri bu bölgedeki iki tümeni meşgul edecek, karşı yakada çıkarma başarıya kavuşup istenilen hedefler ele geçirilince belirli bir süre sonra Fransızlar tahliye edilecekti.

Kumkale sahilinde karaya çıkan Fransız alayı sahili savunan bir bölük kuvvetindeki Türk birliği ile savaşa tutuştu. Sahile olabildiğince yaklaşan Fransız savaş gemilerinin top ve makineli tüfek ateşleriyle destek verdikleri çıkarma başarılı oldu ve Fransızlar karaya çıkıp Kumkale sahiline yerleştiler. Bölgeyi savunan 3. Tümen bütün kuvvetleriyle Kumkale'yi kuşatmasına ve düşmanı denize dökmek için taarruzlar yapmasına rağmen sahile yaklaşan Türk birlikleri karaya birkaç yüz metre mesafeye kadar yaklaşan savaş gemilerinin ağır silahlarla açtığı ateş yüzünden çok kayıp verdiğinden düşmanı söküp atamamıştı.

Kumkale çıkarması taktiksel bir hareket olduğundan karşı kıyıda Seddülbahir'de İngiliz birlikleri karaya çıkıp yerleştikten sonra Kumkale'de daha fazla kalmanın tehlikeleri de gözetilerek Fransız birlikleri 26/27 Nisan gecesi tahliye edilerek Kumkale boşaltıldı.

Kumkale'den çekilen Fransız birlikleri Seddülbahir'de karaya çıkarılarak bu cephenin sağında, Boğaz’a bakan mıntıkada kara savaşlarının sonuna kadar müttefik ordunun sağ yan kuvveti olarak Seddülbahir'deki muharebelere katılmışlardı.

Arıburnu (Anzak) Cephesi

İngiliz-Fransız müttefik ordusu 25 Nisan günü yapılacak çıkarma planını hazırlarken ana çıkarma yeri olarak tayin ettikleri Seddülbahir bölgesine Türk ordusunun kuvvet kaydırmasını engellemek için geçici (Kumkale) ve ikinci dereceli (Arıburnu-Anzak) çıkarma bölgeleri de planlamıştı.

Türk ordusunun, Eceabat'ın kuzeyinde bulunan tümenlerini Seddülbahir'e sevk etmesini önlemek için ikinci dereceli bir çıkarma bölgesi olarak seçilen Kabatepe-Arıburnu arasındaki mıntıkaya Avustralya-Yeni Zelanda (Australian and New Zealand Army Corps = ANZAC) Kolordusu çıkarılacaktı. Çıkarmanın hedefi Arıburnu sahili gerisinde bulunan Conkbayırı- Kocaçimen Tepe hâkim noktalarını ele geçirdikten sonra Boğaz sahiline ilerleyerek Gelibolu Yarımadası'ndaki Türk ordu birliklerini ikiye ayırmak, kuzeyden güneye Seddülbahir bölgesine Türk takviye birliklerinin geçmesini engellemekti.

Arıburnu sahiline çıkarma hareketi 25 Nisan sabahı 04.30'da başladı. Avustralya-Yeni Zelanda (Anzak) askerlerinin kullanıldığı bu çıkarmayı yalnızca bir bölükten oluşan Türk müfrezesi karşıladı. Ancak karaya çıkan binlerce Anzak askerine karşı bu kahraman bölük son erine kadar direndiyse de Arıburnu sırtları Anzakların eline geçti. Birkaç saat içinde yetişen Yarbay Şefik Bey komutasındaki 27. Alay'ın müdahalesi Arıburnu'ndaki stratejik tepelerin düşmanın eline geçmesini engelledi. Hemen sonrasında bölgeye yetişen Yarbay Mustafa Kemal'in emrindeki 57. Alay düşmanın ilerlemesini tam olarak durdurmuştu. 25/26 Nisan gecesi karaya çıkan Anzaklar o kadar zor durumdaydı ki bir an önce gemilere alınmaları için Hamilton'a raporlar göndermekteydiler. Ancak Hamilton’un karaya çıkan askerlerin dayanmaları gerektiğini sert bir şekilde bildirmesi üzerine Anzaklar siper kazarak Arıburnu'nun denize bakan yamaçlarında tutunabilmişlerdi.

Arıburnu cephesinde arazi olarak avantajlı bir konumda olan Türk tarafı idi. Bu yüzden son derece mahkûm bir vaziyette yamaçlara tutunmuş Anzakları son bir gayretle denize dökmek düşüncesiyle bu cephede Türk ordusu hücumu düşünen taraf olmuştur. 1 Mayıs günü başlayıp 24 saat devam eden hücumun hedefi de düşmanı denize dökmekti. Ancak arkasında bulunan donanmanın ateş gücüne sığınan Anzaklar inatçı bir savunma yaptılar ve ağır zayiatla sonuçlanan Türk hücumlarının tek kazancı iki taraf siperleri arasındaki mesafeyi kısaltarak düşmanla burun buruna denilecek bir cephe hattı oluşturmak olmuştur. 1 Mayıs Türk hücumlarıyla yer yer 8-10 metre hatta bazı yerlerde 1-2 metrelik toprak duvarlarla ayrılan siper hatları savaşın sonuna kadar hemen hemen hiç değişmeden muhafaza edilmiştir.

Arıburnu cephesinde yaşanan en büyük çatışma 19 Mayıs Türk taarruzudur. Enver Paşa'nın talebi ve Liman von Sanders'in onayı ve planlaması ile gerçekleşen 19 Mayıs taarruzu Türk ordusunun birkaç saat içinde 3 bini şehit 10 bin kayıp vermesine sebep olmuştur. Bu kadar ağır zayiata rağmen hiç bir kazancı da olmamıştır. Savaş alanında yatan binlerce askerin bedeni sıcak tesiriyle çürüyüp kokmaya başlayınca Anzakların talebi ile 24 Mayıs günü iki siper hattı arasında kalan, hemen hemen hepsi Türk şehitlerinden oluşan ölüleri defnetmek için bir ateşkes yapıldı.

Arıburnu cephesi siperlerin birbirine çok yakın olması sebebiyle günlük asker zayiatının çok olduğu bir yerdi. Mayıs ayından itibaren lağım muharebeleri başladı. Lağım muharebesi her iki tarafın birbirinin siperi altına doğru açtıkları tünellere patlayıcı yerleştirerek havaya uçurmak ve hemen hücum edip bu siperi işgal etmeyi amaçlayan saldırı şekliydi.

Arıburnu cephesinde Ağustos ayına kadar rutin siper harbi devam etmişti. 6 Ağustos'ta Anafartalar sahilindeki Suvla Koyu'na yapılan çıkarmayı örtmek ve Türk birliklerinin dikkatini başka yöne çekmek için Arıburnu cephesinin Kanlısırt mıntıkasında Anzakların yaptığı taarruz bu bölgedeki bir kısım Türk siperlerinin işgal edilmesiyle sonuçlanmıştı.

Bu cephede siper muharebeleri 20 Aralık 1915 tarihine kadar devam etti ve bu tarihe kadar yavaş yavaş çekilen Anzak askerlerinin son kalanları da siperlerini terk ederek Arıburnu cephesini tahliye ettiler.

 

Seddülbahir Cephesi

Seddülbahir köyü ve kalesi, Gelibolu Yarımadası'nın en güney ucunda bulunuyordu. Müttefik ordu komutanlığı karaya yapılacak çıkarma harekâtında ana çıkarma bölgesi olarak burayı seçmişti. Seddülbahir'in doğu ve batısıyla hemen önünde bulunan beş ayrı noktaya aynı anda asker çıkarmayı, sahildeki Türk birliklerini etkisiz hale getirdikten sonra sahilde 7 km geride bulunan Alçitepe hâkim noktasını aynı gün içinde ele geçirmeyi planlamışlardı.

Karaya yapılan çıkarmanın nihai hedefi, 25 Nisan günü karaya çıkıp Alçıtepe ele geçirildikten sonra hızla ilerleyip Kilitbahir ve civarında bulunan tabyaları karadan ilerleyerek arkadan çevirmek ve tabyaları işgal edip donanma gemilerine Çanakkale Boğazı'nı açmaktı.

25 Nisan 1915 sabahı saat 05'te müttefik donanmasının sahilleri bombardımanı ile başlayan çıkarma, Seddülbahir köyünün civarındaki beş ayrı noktaya İngiliz askerlerinin çıkarılmasıyla devam etti. Bölgeyi savunan 26. Alay'ın 3. Taburu karaya çıkan binlerce İngiliz askerini 36 saat sahillerde meşgul ettiyse de gücünün son raddesine geldiğinden çekilerek Kirte köyündeki (bugünkü Alçıtepe köyü) alayına katıldı.

Seddülbahir'de İngiliz birlikleri karaya çıkıp araziye yerleştikten sonra 25 Nisan günü Kumkale'ye çıkarılan Fransız askerleri 27 Nisan günü geri alınarak Seddülbahir'e getirilmiş ve cephe hattının Boğaz’a yakın sağ kanadına yerleştirilmişlerdi. Seddülbahir cephesinde neredeyse savaşın sonuna kadar cephenin orta ve sol kanadını İngiliz askerleri, sağ kanadını Fransız askerleri tutmuşlardı.

Seddülbahir cephesinde İngilizlerin hedefi, bölgedeki stratejik nokta olan Alçıtepe'yi ilk gün içinde ele geçirmekti. Ancak ilk gün hedefledikleri Alçıtepe'ye hep uzaktan bakmışlar, 8,5 ay boyunca tepenin 3 km yakınına kadar ilerleyebilmişlerdi.

İngilizlerin Alçıtepe hedefli ilk saldırısı olan Birinci Kirte Muharebesi 28 Nisan günü yapıldı ancak başarılı olmadı. Hemen karşılık olarak 1/2 Mayıs gecesi ve 3/4 Mayıs gecesi olmak üzere Türk birlikleri iki gece taarruzu yaptı. Düşmanı denize dökmeyi hedefleyen bu taarruzlarda gece karanlığında, iyi koordine edilmeden uygulandığı, bölgeye yeni gelen, araziyi ve düşmanın durumunu bilmeyen birlikler kullanıldığından dolayı ağır kayıplar verilmesine rağmen bir sonuç alınamamıştır.

6-8 Mayıs tarihleri arasında İngiliz-Fransız birleşik ordusu İkinci Kirte Muharebesi diye adlandırılan taarruzu başlattı. Üç gün süren muharebelerde Arıburnu cephesinden getirilen bir tugay kuvvetindeki Anzakların da kullanılmasına rağmen yine bir sonuç alınamadı.

4-6 Haziran 1915'te Kirte muharebelerinin üçüncüsü gerçekleşti. Oldukça çetin ve kanlı geçen üç günlük muharebede Türk cephe hattı neredeyse yarılacakken yetişen takviye birlikler sayesinde durum düzeltilebilmişti.

Türk cephe hattını merkezden yarıp geçmeyi hedefleyen üç Kirte taarruzunda başarılı olamayan müttefikler taktik değiştirerek Türk cephe hattının kanatlarına yoğunlaştırılmış ayrı ayrı taarruzlar yaptılar. 21 Haziran'da Fransızların tuttuğu Kerevizdere mıntıkasına doğru yapılan şiddetli hücumlarda bir miktar arazi kazandılar. 28 Haziran'da ise bu defa İngilizlerin tuttuğu sol kanattaki Zığındere mıntıkasına yapılan taarruzlar da başarılı oldu ve Türk cephe hattında birkaç günlük bir kriz yaşandı. Zığındere muharebeleri Seddülbahir cephesindeki en kanlı çarpışmalar olmuştu ve 28 Haziran-5 Temmuz arasında Türk birliklerinin şehit-yaralı zayiatı 16 bini bulmuştu.

Temmuz ayı ortalarından itibaren Seddülbahir cephesinde yapılan müttefik taarruzlarından bir netice alınamayınca siper savaşı dönemi başlamış ve savaşın sonuna kadar büyük çapta bir taarruz yaşanmamıştır. Arıburnu ve Anafartalar cephelerini 20 Aralık 1915'te tahliye eden İngilizler başlangıçta Seddülbahir cephesini elde tutmayı düşündüyse de bunun kolay olmayacağı anlaşılınca 9 Ocak 1916'da Seddülbahir cephesini de tahliye ettiler.

 

Anafartalar Cephesi

Müttefikler 25 Nisan çıkarmasını müteakip Ağustos ayına gelindiğinde ne Seddülbahir cephesindeki taarruzlarında ne de Arıburnu cephesinde bir sonuç alabilmişti. Gelibolu Yarımadası'nın ele geçirilebilmesi için müttefik ordu komutanı Hamilton takviye kuvvet talep etmişti. Onun bu talebi üzerine 50 bin kişilik yeni bir kuvvet gönderildi. Hamilton bu kuvveti kilitlenmiş durumdaki Seddülbahir veya Arıburnu cephelerinde kullanmaktan kaçınarak Anafartalar sahiline çıkarmayı ve nispeten boş olan bu araziden ilerleyerek Türk ordusunun Arıburnu cephesini düşürmeyi planladı.

Bu amaçla son derece ayrıntılı ama uygulaması da aynı oranda zor bir plan hazırlandı. 6/7 Ağustos gecesi Anafartalar sahilindeki Suvla Koyu'na 20 bin asker çıkarılırken, bu çıkarmayı örtmek ve dikkatleri başka tarafa çekmek için Arıburnu'nda Kanlısırt'ta bir baskın taarruzu düzenlenecek, Seddülbahir cephesinde büyük bir lağımın patlatılmasıyla yine bir taarruz yapılacak, yine Anzak cephesinde gizlice toplanmış birliklerle gece karanlığında sahilden yukarı Kocaçimen tepe ve Conkbayırı'na doğru yürünerek bu stratejik mevkiler işgal edilecekti.

Planın ilk safhası olan Kanlısırt taarruzu başarılı oldu ve bir kısım Türk siperi işgal edildi. Tam istedikleri gibi Türk ordusunun bütün dikkati buraya çevrildi ve elde bulunan bütün ihtiyatlar buraya sevk edildi. Ancak Kocaçimen ve Conkbayırı'nı ele geçirecek saldırı kolları planlanan zamanda korumasız durumdaki bu tepelere ulaşamadı. Durumu fark eden Türk komutanlığı derhal bu tepelere asker sevk ederek saldırı kollarını durdurdu. Anafartalar sahilinde Suvla Koyu'na çıkarılan kuvvetler de plana uygun hareket etmedi. Karşılarındaki 3 taburluk Türk kuvveti onları sahile bağladı. İlk gün ele geçirilebilecek durumda olan Tekketepe Kavaktepe stratejik mevkileri Türk ordusu komutanlığınca buraya yetiştirilen iki tümenle tutulmuştu.

Bu sırada Türk ordusunda Arıburnu ve Anafartalar bölgesi iki cephe hattı olarak ayrıldı. Anafartalar bölgesi Albay Mustafa Kemal'in komutasına verildi. Mustafa Kemal 9 Ağustos günü cepheye yetişen iki tümenle Anafartalar’da karaya çıkmış ve ilerlemekte olan İngiliz birliklerine taarruz etti. İngilizler mağlup olarak sahile kadar geri çekildi. Mustafa Kemal 10 Ağustos'ta Conkbayırı'nı tehdit eden Anzak kuvvetlerine burada toplanmış olan Türk birlikleriyle bir süngü hücumu yaptı. Son derece başarılı olan taarruzla Conkbayırı düşmandan temizlendi.

İngilizler, Ağustos ayı içerisinde Türk cephe hattını yarmak için Anafartalar'da ve Kireçtepe'de yaptıkları taarruzlardan bir netice alamadı. Bu cephede de muharebeler siper savaşına dönüşerek sürüp gitti. İngilizler 20 Aralık'ta Anafartalar cephesini tahliye etti.

 

Muzaffer Albayrak
Tarihçi - Yazar